Adriyatik Kıyısında bir inci! Çevresi inanılmaz doğal güzelliklerle çevrili. Yerleşim yeri tamamıyla Orta Çağ izleri taşıyor. Labirent sokakları, Arnavut kaldırımlı taşları, asırlık yapıları, yüzlerce kedileri ve bohem yaşantısı ile Kotor bir gidenin bir daha gitme planları yaptığı bir şehir.

Balkan ülkeleri seyahatimin ikinci ülkesi olan Bosna Hersek‘te son ziyaret yerim Mostar‘ı gezmiş ve soluğu Karadağ‘ın o muhteşem şehri Kotor’da almıştım. Kotor’a ulaşım biraz stresli! Mostar’dan gelen otobüsler çoğunlukla Hırvatistan sınırına giriyor ve daha sonra Kotor’a geliyor. Durum böyle olunca bordo pasaport sahibi insanlar da hep bir muallakta kalıyordu. Neyse ki birkaç araştırma ve kendi deneyimlerimle de ulaşımımı sorunsuzca gerçekleştirmiş ve kendimi Kotor’a atmıştım.

Kotor Surları

Peki, Mostar’dan Kotor’a nasıl gidilir? Bu sorunun cevabını detaylı bir şekilde anlattığım ilgili makalede sizler için kaleme aldım. Mostar-Kotor arası otobüs veya taksi ile ulaşımın tüm detaylarını aşağıdaki linke tıklayarak okuyabilirsiniz.

Daha Fazla Okuyun: Mostar’Dan Kotor’a Nasıl Gidilir?

Kotor Gezi Notları

Mostar’dan Kotor’a olan yolculuğum gece yarısı saat 01:00’da Kotor Otobüs Terminali’nde sonlanıyordu. Henüz bir hostel rezervasyonu yaptırmamıştım. Bu yüzden terminalde sabahlamayı uygun görmüştüm.

Kotor Otobüs Terminali küçük bir yer. Terminalin arkasında bir kafeterya yer alıyor. Bahçesinde masa-sandalyeler vardı. Oraya geçtim ve biraz vakit geçirdim. Daha sonra biraz dinlenmek için kendime yer bakarken terminalin ön kısmı, yolcuların beklediği yere geçtim. Burada sabaha kadar hafif kestirdim.

Kotor Otobüs Terminali

Saat sabahın 7’si olmuştu. Toparlanarak doğruca şehir merkezinin (Old Town) yolunu tuttum. Terminal ile şehir merkezi arası yaklaşık 10 dakikalık yürüme mesafesinde. Yol sizi zaten denizin kıyısından merkeze götürüyor. Tabelalar bir bir karşıma çıkıyor, Old Town’ı görmenin heyecanı içerisinde yürüyorum. Kıyıya demir atmış pek çok lüks yatları da burada görebilirsiniz.

Nihayet merkeze vardım. Şehir henüz uyanmamış. Kediler yollarda geziniyor, pazarcı teyze ve amcalar tezgahlarını kuruyorlardı. Old Town giriş kapısının orada oturabileceğiniz bir park alanı var. Burada biraz soluklandım ve havanın iyice aydınlanmasını bekledim.

Kotor Gezisi

Artık şehir yavaş yavaş uyanıyordu. Hava kapalı ve hafiften yağmur çiseliyordu. Saat 8 civarı bir Pekara (fırın) gidip kendime burek ve meyve suyu aldım. Fırında oturup atıştırmalıklarını yiyebiliyorsunuz. Burada kahvaltımı yaptım ve daha sonra İnternetin olduğu bir yere yürüdüm.

Eski Kent bölgesinin içerisinde ücretsiz WiFi İnternet bulabiliyorsunuz. İnternetin iyi çektiği bir noktada durarak kendime bugün için kalacağım hosteli ayarladım. Ayarladığım hostel: Montenegro B&B Hostel’di. Rezervasyonumu tamamlayıp doğruca hostelin yolunu tuttum.

Konum olarak harika! Old Town içerisinde. Hostele geldiğimde güler yüzlü bir personel beni karşıladı. Kaydımı yaptırdım ve daha sonra odama geçtim. Yatağım ve dolabım gayet düzenli ve temiz. Çantamı dolaba yerleştiriyor, günlük çantama ihtiyacım olan eşyaları alıyordum. Dışarısı için çanta hazırlığımı yaptıktan sonra biraz dinleniyorum. Sonra bir duş alıp kendime geldikten sonra Kotor’u gezmek için kendimi fazlasıyla iyi hissediyordum. Ufak çantamı sırtlayıp kendimi Kotor’un o muhteşem Eski Kent sokaklarına atıyordum…

Kotor Hakkında Bilgi

Göz alıcı fiyortlarla çevrili görkemli Adriyatık Körfezinin kıyısında bulunan Kotor, Orta Çağ’dan kalma Eski Kent bölgesi ile Karadağ’ın tartışmasız en ihtişamlı şehirlerinden biri. Bir zamanlar Avrupa’nın en iyi korunmuş yerlerinden biriydi, ancak son yıllarda tur otobüsleri ve yolcu gemileri ile büyük bir akının hedefinde kaldı.

Tarihi Kotor Şehri

Öyle olsa bile, Arnavut kaldırımlı dar yolları, asırlık yapıları ve lezzetli köşe başı mekanları ile bugün hala daha eski cazibesini korumuşa benziyor. Bolca ihtişamlı kiliseleri, capcanlı kafeleri, ve doğal manzaraları ile ziyaretçilerine unutulmayacak bir gezi deneyimi vadediyor. Aslına bakarsanız çoğu kişi de, İtalya veya Yunanistan gibi daha iyi bilinen yakın ülkeler yerine Balkanlar’ı tercih ediyor. Ve bu tercihlerinin en önemli nedeni de tabii ki Kotor oluyor.

Kotor’a Alternatif Ulaşım

Kotor, Hırvatistan ve Balkanların diğer bölgelerinden gitmek için kolay bir yer. Avrupa’nın her yerinden düzenli seferleri olan Tivat’taki havaalanına gelebilir ve buradan kolayca Kotor’a geçebilirsiniz.

Dubrovnik’den Kotor’a Ulaşım

Kotor’a, Dubrovnik’den basit bir ulaşımla günübirlik gelinebilir. Dubrovnik’den Kotor ve Mostar’a günibirlik geziler düzenleyen sayısız tur acentesi ve birkaç otobüs firması var.

Dubrovnik’den Kotor’a Otobüs İle Ulaşım

Otobüsler Dubrovnik ve Kotor arasında günde birkaç kez çalışıyor. Bilet ücreti tek yön 15-20 EUR arasında değişiyor. Yolculuk yaklaşık 2,5-3 saat sürüyor.

Belgrad’dan Tren İle Ulaşım

Kotor’a ulaşmanın hızlı bir yolu değil ancak yolculuk boyunca güzel doğal manzaraları görmek için tren yolculuğu tercih edilebilir. Belgrad‘daysanız ve Akdeniz’i ziyaret etmek istiyorsanız Bar trenine atlayın ve yolculuğun keyfini çıkarın. Bu tren yolculuğu dünyanın en iyi manzaralarını sunuyor olacak. Tren ile Karadağ’ın başkenti Podgorica‘da inebilir ve buradan da Kotor’a geçebilirsiniz.

Kotor Otelleri

Kotor, Avrupa standartlarına göre küçük sayılabilecek bir şehir. Old Town içerisinde oldukça güzel hosteller bulunuyor. Körfezin mükemmel manzarasına sahip çok sayıda otel ve hosteller mevcut. Ancak burada Airbnb’de düşünebilirsiniz. Oteller yüksek sezonda biraz pahalı olabilir ancak hosteller her bütçeye uygun şehir merkezinde mevcut.

Kotor Sanat Evi

Kotor seyahatimde Montenegro Hostel B&B Kotor’da kalmıştım. Fiyatı gayet uygundu. Tek gecelik ücreti 7 EUR. Konum olarak gayet iyi, odaları temiz ve verilen imkanlar tatmin ediciydi. Plaja 5 dakikalık yürüme mesafesinde. Eski Kent içerisinde yer alıyor.

Kotor, Montenegro Hostel B&B de konaklayın ve %10 geri ödeme alın!

Kotor Old Town’ı Keşfedin!

Kotor’un Eski Kent bölgesi küçük ama fazlasıyla çekici. Akdeniz’in en iyi korunmuş eski şehirlerinden biri. Çok sayıda saray, katedral ve kiliseye ev sahipliği yapan Kotor’un eski şehri, Romalılar, İliryalılar, Venedikliler ve Avusturyalılar da dahil olmak üzere yüzyıllar boyunca birçok uygarlıktan etkilenmiş. Hepsinin izlerini de burada görebilmek mümkün. Dubrovnik’e olan yakınlığı göz önüne alındığında, Dubrovnik’in eski kenti ile Kotor’un eski kenti arasında, kolayca görülebilen benzerlikler vardır.

Kotor Old Town

Kotor’un eski kent bölgesi 1 saat içerisinde gezilip görülmesi için fazlasıyla yeterli olacaktır. Dar sokakları ve küçük gizli bohem yerlerini keşfederken gerçekten çok keyif almıştım. Kotor’un eski şehir bölgesi bir zamanlar butik atölyelere ev sahipliği yapıyormuş. Burada demir ustaları, marangozlar, taş ustaları, kuyumcular ve ayakkabıcılar gibi çok sayıda zanaatkarlar dükkanı bulunuyormuş. Günümüzde ise tüm bunların yerini şık restoranlar, hediyelik eşya dükkanları ve dondurma tezgahları almış.

Kotor Sokakları

Bu bölgedeki çoğu eski şehir gibi, yaz günlerinde turist nüfusu bariz bir şekilde artış gösteriyor. Mümkünse, sabah erken saatlerde Kotor’un eski şehir bölgesini gezebilir ya da yolcu gemisinden inen turist kabalığının çekilmesinden sonra akşam geç saatlerde burayı gezmeye çıkabilirsiniz.

Kotor Kalesi’ne Tırmanış

Eminim sizler için de Kotor Kalesi bir dönüm noktasıdır. Bu şehre gelen hemen hemen herkes Kotor Kalesi’ne tırmanmak ve o muhteşem Kotor Koyu manzarasını görmek için geliyordur. Kale, Orta Çağ dönemlerine dayanan ve Bizanslılar ile Venedikliler tarafından inşa edilmiş olan görkemli bir tarihi yapı.Kotor Kalesi’ne tırmanış kısmen zorlu bir etaptan oluşuyor. Çok sayıda merdiven basamağı çıkmanız gerekiyor. Toplamda 1.300 basamak! Ancak tırmanış son derece keyifli. Kaleye giriş eski şehrin arka tarafında yer alıyor. 3 EUR giriş ücreti ödeyerek kaleye tırmanışa başlıyorsunuz.

Kotor Manzarası

Yürüyüş boyunca bira ve su satan insanlar var. Ancak şehir merkezine göre içecekler pahalı! Zirvede sizi muhteşem bir manzara bekliyor olacak. Eski şehir ve dağ manzaraları gözler önüne seriliyor. Hava da şansınıza açıksa işte o zaman muhteşem bir manzarayı deneyimlemiş olursunuz.

Kotor Şehir Manzarası

Kotor Kalesi’ne Tırmanırken Aklınızda Bulunsun:

  • Özellikle yaz aylarında güneş tam tepedeyken gün boyunca yürüyüş yapmaktan kaçının. Çevredeki fiyortların muhteşem manzaralarını yakalamak için gün batımında kaleye çıkabilirsiniz.
  • Yol boyunca su ve bira satan son sayıda satıcı olduğu için yanınızda bir miktar nakit para taşıyın. Su 1,5 € ve bira 3 €.
  • Yürüyüş yaklaşık olarak 45 dakika ila 1 saat arasında sürüyor.
  • Bol bol fotoğraf çekin çünkü güneş battıktan sonra eski şehir çok çabuk karanlığa bürünüyor.
  • Kaleye çıkarken taş merdiven basamakları kaygan olabilir, bu yüzden yağmur yağdığında çok dikkatli olun.
  • Kotor Kalesi’ne ücretsiz çıkmanın bir yolu var! Eski şehir merkezinin kuzey kapısından dışarı çıkın ve karşınızda bir Pekara (Fırın) göreceksiniz. Hemen bitişiğinde bir patika yol göreceksiniz. Oradan girin ve dağ yolunu tırmanarak kaleye arka giriş kapısından ücretsiz girin. Bu yol biraz zorlu. 3€ vermek istemezseniz bu yolu kullanabilirsiniz.

Kotor’da Ne Yenir?

Kotor şaşırtıcı miktarda yemek seçenekleri sunuyor. Karadağ mutfağı, et yemekleri ve hamur işleri üzerine yoğun olan Sırp mutfağı ile benzerlik taşıyor. Kıyıda bulunan restoranlarda çeşitli taze deniz ürünleri üzerine yemekler sunan yerler mevcut. Genel olarak, Kotor’da yemekler turistlere göre ucuz olsa da, gezginler için bunu söylemek pek mümkün değil. Örneğin bir makarna yemeği 10-15€, balık yemekleri ise 15-20€ arasında değişiyor. Ancak ucuz yemek için de bolca yer var. Lezzetli bir cevapcici 2,50€’ya yenilebilir.

Saraybosna Cevapi

Kotor, UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne haklı olarak dahil edilmesinin arkadasında yatan pek çok harika neden bulunuyor. İnanılmaz derecede iyi korunmuş eski şehir bölgesinde ilk yerleşimlerin ne zaman kurulduğunu kimse pek kestiremiyor, ancak M.Ö. 168 yılı Antik Roma dönemi gibi söylentiler de yok değil.

Dört asırlık Venedik hakimiyeti ise, Kotor’u UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil etmede fazlasıyla katkıda bulunmuşa benziyor. Çünkü şehir tipik Venedik mimarileriyle dolu yapılarla çevrili.

Kotor Körfezi’ndeki eski bir kasaba olan Perast’a da gitmek isteyebilirsiniz. Kotor’dan kısa bir yolculukla ulaşabileceğiniz Perast, güzel taş tuğla evler ve Boka Körfezi’nin en güzel manzaraları görebileceğiniz şirin bir gezi noktası.

Karadağ Pahalı Mı?

Karadağ, Balkanlar’daki en ucuz yer değil elbette. Düşündüğümden daha pahalı çıkmıştı. Ülkede kullanılan para birimi Euro. Her ne kadar Karadağ, Avrupa Birliği’nin bir parçası olmasa da (yakın zamanda AB’ne girecekler) Euro’yu kullanmayı seçtiler. Bu, alışveriş ve konaklamanın da biraz daha pahalı olduğu anlamına geliyor. Örneğin bir şişe suya 1€ vermiştim.

Tarihi Kotor Binaları

Kotor, Budva gibi turistik şehirler ise ülkenin en pahalı olduğu yerleri arasında. Hostelde bir gecelik konaklamaya 7€ vermiştim. Taze bir balık yesem diye düşünceniz 15€ kadar harcamanız gerekecek. Bir bira veya bir kadeh şarap ise 3-4€ arasında değişiyor.

Kotor, içerdiği tarihi zenginliği, asırlık tarihi yapıları, şık butik restoran ve hediyelik eşya dükkanları, kilise ve sarayları ile küçük bir Venedik’e benziyor. Kotor Körfezi’nin muhteşem manzarası, Akdeniz’in ışıltılı fiyortları ve Kotor Kalesi’nden eski şehrin harika manzarası burayı dünyanın en özel cazibe merkezlerinden birine dönüştürüyor.

Kotor Kilisesi

Özellikle Türk vatandaşlarına vizesiz olması da ayrı bir güzellik. Tabi döviz kurlarından dolayı Karadağ biraz pahalı gibi gelse de bütçenizi iyi planlayıp bu güzel ülkeye mutlaka gelin. Kotur’u, Budva’yı, Bar’ı, Perast’ı mutlaka görün.

Kotor hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz “Kotor Gezi Rehberi“, Kotor’da nereler gezilir sorusunun yanıtını ise “Kotor Gezilecek Yerler” yazısından okuyabilirsiniz.

Değerlendirme
Kotor Gezi Notları: Akdeniz'in Işıltılı Şehri
Bir hayaldi yollarda olmak, bir hayaldi gecenin karanlığında düşleri gerçeğe dönüştürmek. Hayli uzun zaman oldu yollarda olalı. Kimi zaman Anadolu’nun sıcak bir evinde bağdaş kurup hasbihal ederken, kimi zaman tarlada, bağda veyahut bahçede buldum kendimi. Sonu olmayan bir serüven bu. Sonu olmayan bir arayış ve öze varış. En önemlisi de nedir bilir misin sevgili okur? Sonu olmayan bir eğitimdir bu; dersi, insanlara sarılmak, yardım etmek, mutlu olduklarında tebessümlerinden bir tutam almak ve hikâyelere konu etmek olan… Anadolu’dan İran’a, İran’dan Bekaa’ya, El-Aksa’ya, Hindistan’ın metruk sokaklarına, Kafkaslardan kanatlanıp Mısır’a süzülmek gibi pek tabii Afrika’nın ücra yerlerine inmekte öyle güzeldir ki… Yeryüzünün mert insanlarını arıyorum, ararken karşılaştığım çocuklarla oynuyorum, anaları güldürmeye muktedir olmaya çalışıyorum. Yürüyorum işte yollardan hikâyeler toplamak için. Uzaklardan bir selam işitmek, demli bir çayın etrafına üşüşmek ve koca yürekli insanların arasında hiçliğimi hissetmek için. Gönlü güzel, yüreği temiz insanları arıyorum. Sarılmak istiyorum onlara, mutluluğu paylaşırken kendilerine, biriken sevinçlerimi de çantamdan çıkarıp mutsuzlarla paylaşmak istiyorum. Merhaba sevgili okur, ben Fatih Kibar. Derim ki; içimizin imârını ekseriyetle sanat vesilesiyle yapabileceğimize inanıyorum. Kendi iç dünyamın hikayesini didik didik ederken sizlere de yollardan topladığım hikâyeleri aktarıyorum. Kieslowski'nin sözü ile bitireyim: ”Kendi hikayesini didik didik etmemiş birinin başkalarına anlatacak bir hikayesi olamaz.” Yüreğinde merhamet barındıran tüm dostlar var olsun, çoğalsın, yayılsın yeryüzünde... Merhamet yüce bir değerdir. Onurlu ve merhametli tüm dostlara selam olsun.

Düşüncelerinizi yazın, merak ettiklerinizi sorun...

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya giriniz.