Gence’de geçen iki günün ardından 2016’da Türk Dünyası Başkenti ilan edilen, aynı zamanda Azerbaycan’ın en eski ve önemli turizm bölgelerinden kabul edilen Şeki’ye doğru yola çıkmaya hazırdık.

Şeki Gezi Notları

Sabah otelde yaptığımız güzel kahvaltının ardından, sırt çantamızı alarak Gence Otogarı’na gitmek için dolmuşa bindik. Şehrin ara sokaklarına gire-çıka, yolcuların iniş-binişleri arasında otogara vardık. Yeni ve büyük bir otogar yapılmış ancak, ufak tefek düzenlemeleri için çalışmaları devam ettiğinden dolayı henüz hizmet vermemekte. Otogarın çevresi oldukça pis ve berbat durumda. Otobüslerin veya minibüslerin hareket saatleri belli değil. Gence – Bakü arası hem otobüs hem minibüse yolcu bulmak için simsarların sesleri ortalığı çınlatıyor. Otogarda bulunan araçların tamamına yakını çok eski. Bakü’ye giden otobüs ve birkaç minibüs hariç.

Otogara varır varmaz, Şeki için, araç bakmaya başladık. İlk aracın 08.30’da gittiğini ve sonraki aracın 13.30’da olduğunu öğrendik. Saat 10.30’du. Oysa otelden ayrılmadan önce resepsiyon görevlisinden saat 11.00’de araç olduğunu öğrenmiştik. Bu durumda ya hareket saatine kadar bekleyecek ya da başka bir yol bulacaktık. Gence – Şeki arası yol ücreti 4 Manat. Araç aradığımızı gören taksiciler etrafımızı sarmaya başladı. “Şeki’ye Mercedes ile gitmek ister misiniz?” vb. taleplerle bizi bunaltmaya çalıştılar. İstedikleri para 70 Manat’tı. Hepsini başımızdan savuşturup araç bakmaya başladık.

Saat 11.00’de Şeki yakınında geçecek bir minibüs bulduk. Şoför, Şeki’ye girmem “siz oradan taksiyle gidersiniz” dedi. Teklifi kabul ettik ve yola çıktık. Minibüs oldukça eski, yola çıkınca bu araç yolda kalır mı diye tereddüt etmedik desem, yalan söylemiş oluruz. Yaklaşık 2 saat 30 dakikalık yolumuz vardı. Aracımız iki yerde ihtiyaç molası verdi.

Şoför söylediği gibi, saat 13.30’da Şeki’nin giriş kapısında bizi indirdi. Yolda bekleyen bir taksiyi göstererek 2 Manat’a gideceğimizi söyledi. Arabadan indiğimizi gören sürücü araçtan inerek, 8 Manat dedi, bizde 4 Manat dedik ama 5 Manat’a anlaştık. İndiğimiz yerle şehir merkezinin uzaklığı 6 km imiş. Yaz mevsimi olsa yürüyerek rahatça gidebilirdik. Mesafe çok uzak değildi bize. Sürücünün adı Nihat, 27 yaşında, evli ve 1 çocuğu varmış. Şeki Tren Garı’nda çalışıyor ve ayda 200 Manat aylık alıyormuş. Bu saat mesai saati değil mi diye sorduğumda çok ilginç bir yanıt verdi: “İş olduğunda telefon ediyorlar, gidiyorum.” Daha öncede belirttiğim gibi Azerbaycan’da gündüz tren seferleri yok. Bütün seferler geceleri ve oda belirli saatlerde. Azerbaycan’da tren yolculuğu karayolu yolculuğundan çok pahalı.

Şeki’ye varır varmaz, Bakü biletimizi almak için otogara gittik. Günün en son otobüsü için biletimizi aldık. Saat 17.00 ve kişi başı 6,50 Manat. Artık kalacağımız yere gidebilirdik. Taksi bizi otele bıraktı. Yarım saatten az zamanda epey sohbet etmiştik.

Otel şehrin merkezinde ve butik tarzındaydı. Azerbaycan’a gelmeden önce booking.com’da ayarlamıştım. İnci Desing Hotel. Hotelin 4 odası var ve hepsi birbirinden farklı. Odalar 5 yıldız otellere fark atacak durumda. En mütevazi odada biz kaldık. Diğer odalarda çocuk oyun odası, mini bar, mutfak, oturma grubu, küvet, duş, spa küveti ve diğer tüm olanakları mevcut. Ayrıca bahçe ve restoranı var. Çalışan personel güler yüzlü ve çok ilgili. Otelden sorumlu Deniz, Balıkesir’de üniversiteyi bitirmiş ve Türkiye’ye yeniden gelmek istiyor. Yakın arkadaşı Cavidan (erkek) liseyi bitirmiş ve üniversite sınavına hazırlanıyor. Eskişehir, İstanbul, Balıkesir ve diğer şehirlerdeki üniversiteleri ayrıntılı olarak inceliyor. Samimi, yardımsever ve sıcak insanlardı. Buradan tekrar selamlarımı iletiyorum.

Şeki, Azerbaycan’ın, kuzeyinde, başkent Bakü’nün 370 km kuzey batısında Büyük Kafkas sıradağlarının eteğinde yer alır. 1846- 1968 arasında Nuha adını taşımış. Azerbaycan’ın en eski şehirlerinden ve önemli turistik bölgelerinden biridir. Şehir, 2016 Yılı Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmiştir.

Şeki oldukça küçük bir şehir olduğundan dolayı kısa sürede yürüyerek gezmek mümkündür.

Daha Fazla Okuyun: Azerbaycan’ın Başkenti Bakü: Rüzgarlı Şehir

Şeki Gezilecek Yerler

Han Sarayı

Han Sarayı, Şeki Kalesi’nin içinde 2 katlı ve dikdörtgen bir yapıdır. Sarayın en önemli özelliklerinden biri hiç çivi kullanılmamış olmasıdır. Diğer bir özelliği ise duvarları ve tavanlarındaki kalem işleri ve minyatürlerdir. Sarayın kapı ve pencerelerinde rengarenk camlar kullanılmış ve güneş ışığının odalara yansımasının seyrine doyum olmuyor. Saray geniş bir bahçe içeresinde ve binanın köşelerinde beş yüz yılı arkada bırakan 2 çınar ağacı bulunmaktadır. Sarayın odalarındaki kalem işleri ve minyatürlerin fotoğraflarının çekilmesine izin verilmemektedir. 300 metrekarelik alanda yer alan saray, 10 metre yüksekliğinde, 8,5 metre genişliğinde ve 32 metre uzunluğa sahiptir. Tahran ve Tebriz’de gezdiğim saraylar çok benzemektedir.

Halk ve Uygulamalı Sanatlar Müzesi

Halk ve Uygulamalı Sanatlar Müzesi, kalenin içinde bulunmaktadır. Müze binası tarihi bir yapı olmasına karşın, müzenin içi gelişi güzel düzenlenmiş durumdadır.

Şeki Kervansarayı

Şeki Kervansarayı, 18. yüzyılda inşa edilmiştir. Bir katı bodrum olan yapı üç kattan ve 300 odadan oluşmaktadır. Kervansarayın içi kaderine terk edilmiş görünümdedir. Yapının sokağa bakan odaları hediyelik eşya satan dükkanlar olarak hizmet vermektedir. Şehir mimarisine uygun 2 kapısı mevcuttur. Kervansaray altı bin metre kare alana kuruludur.

Ayrıca S. Rahman Ev Müzesi, Şeki Hanlarının Evi, Agvanlar Hamamı görülebilir. Buraları açık bulmak tümüyle tesadüf eseridir.

Gezilip görülen bu yerlerle ilgili herhangi bir broşür bulmak mümkün değil.

Şeki Helvası ve Şeki Pitisi şehrin adı ile bütünleşmiştir. Her yerde bolca bulmak mümkündür.

Şehirde bütün evler üçgen çatılıdır.

Şeki’de de Türkiye’ye özel bir ilgi duyuluyor ve sizinle konuşmak istiyorlar.

Şehirde uygun konaklama imkanları bulunmaktadır.

Şeki, Azerbaycan’ın en eski şehirlerinden ve önemli turistik bölgelerinden biri olmasına karşın, şehrin sokaklarında dolaştığınızda, insanlarla konuştuğunuzda ve gördükleriniz karşısında unutulmuş bir şehir duygusu yaratmaktadır.

Değerlendirme
Şeki: 2016 Türk Dünyası Başkenti
11.12.1963 Küçük Yapalak Köyü Elbistan, Kahramanmaraş’ta dünyaya geldi. İlkokulu Eskişehir, Ortaokulu Adana, Liseyi İstanbul’da bitirdi. Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bölümüne 1982 yılında girdi ve 1986 yılında bitirdi. 1988 yılında Sivas ve Patnos’da (Ağrı) askerlik görevini kısa dönem olarak yaptı. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sosyoloji Bölümlerinde Yüksek Lisans Bölümlerine devam etti. Ocak 1989 yılında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nda (Şimdiki adı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı) Sosyal Hizmet Uzmanı olarak Sivas, Gaziantep, Ankara, Batman, Kilis ve Aydın’da çalıştı. Gaziantep Çocuk Yuvası ve Gaziantep Yetiştirme Yurdu’nda Müdür olarak görev yaptı. Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (daha sonra SES ile birleşti.) kurucularındandır. Haziran 2014 ve Mayıs 2015 tarihleri arasında Aydın Efeler Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü olarak görev yaptı ve Mart 2016 tarihinde emekli oldu. Şiirleri Fransız Postası, Alleben, Sanat ve Hayat, Bizim Dergi, Sosyal Hizmet, Sosyal Hizmet Sen. ve Gerçek Sanat gibi yurt içi-yurt dışında ve “yersiz yurtsuz” ve “süje” İnternet dijital dergilerinde yayımlandı. Evli. 1 kız ve 1 erkek ikiz çocukları bulunmakta. Bugüne kadar; 23 ülke, 72 şehir dolaştı. Ülkemizde ise 81 ilin 70’ine gitti. Aydın Denge Gazetesi’nde gezi yazıları yayımlandı. Halen Gaziantep Sabah Gazetesi’nde haftada iki gün ve www.hadigez.com İnternet sitesinde gezi yazıları yayımlanmaktadır. Veli Yalçın’ın yayımlanmış kitapları: * Kuşlar Su İçti Dilinden (Şiir, Favori Yayınları 2017) * Gezdim Gördüm Yazdım (Gezi Notları, Favori Yayınları 2018)

Düşüncelerinizi yazın, merak ettiklerinizi sorun...

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya giriniz.