Bursa TV – Ali Mollasalih İle Güne Veda Programı – Fatih Kibar

Bursa TV – Ali Mollasalih İle Güne Veda Programı

0

16 Kasım 2017 Perşembe günü saat 23:00’da Bursa TV’de yayınlanan Ali Mollasalih ile Güne Veda programına katıldım. Değerli Ali Bey ile İran üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Konuşmamızın ana başlıkları şu şekildeydi;

  • İran hakkında bilgiler
  • İran’a ne zaman gidilir?
  • İran kaç günde gezilir?
  • İran’da gezilecek şehirler ve görülecek önemli yerler

İran Hakkında Bilgi

Öncelikle İran binlerce yıllık bir tarihi olan çok kültürlü bir coğrafyadır. Kuzeyi, güneyi, doğusu ve batısıyla farklı etnik azınlıkta insanları bünyesinde barındıran, tarihi binlerce yıl öncesine dayanan eserleri, lüks Kaçar Hanedanlığı’na ait konakları, antik Pers tarihi ve Persepolis şehri, çölleri ve Safevi Dönemi’den kalma İsfahan’ın görkemli yapılarıyla mutlaka keşfedilmesi gereken bir ülke.

İran’a Ne Zaman Gidilir?

İran dört mevsim keyifle gezilecek bir destinasyon. Ancak gezilerinizden maksimum keyif almak için İlkbahar ve Sonbahar ayları gidilmesini tavsiye ediyorum. Zira çöller ülkesi olan İran yaz aylarında özellikle Güney şehirleri aşırı derecede sıcak oluyor. Hatta 2016 yılı, Temmuz ayında İran’a yapmış olduğum bir gezide Yezd şehrinde tam olarak 52 derece sıcaklığa şahit olmuştum. Durum böyle olunca bu sıcakta gezmekte bir hayli güç olmuştu. Kış tatili içinde bir kayak deneyimi yaşamak isterseniz başkent Tahran’da Dizi Kayak Merkezi’ne giderek keyifli bir kış tatili ve kayak deneyimi yaşayabilirsiniz.

İran Kaç Günde Gezilir?

İran’ın başlıca turistik şehirleri; Tebriz, Tahran, Kaşhan, İsfahan, Şiraz ve Yezd’dir. Bu şehirlere minimum ikişer gün ayırmanız idealdir. Ancak başkent Tahran’ın büyük şehir olması, trafiğinin karışık ve gezilecek yerlerinin de birbirine uzak olmasından dolayı bu şehre minimum 3 veya 4 gün ayırmanız yeterli olacaktır.

İran Gezilecek Yerler

İran’da gezilecek o kadar çok yer var ki. Tebriz’de tarihi Pazar alanını, Kendovan’ı görebilir, Tahran’da Pehlevi ve Kaçar dönemine ait saraylar, Kaşhan’da konakları ve Pazar alanlarını, İsfahan’da Safevi döneminden kalma sarayları, meydan ve köprüleri, Şiraz’da Zend Hanedanlığı’na ait Kerim Han Kalesi, antik Persepolis ve Pasargad’da bulunan Kiroş’un kabrini, Yezd’de ise su kanalları, Zerdüşt tapınağı ve Sessizlik Kuleleri’ni görebilirsiniz.

Detaylı Bilgi İçin…

İran hakkında daha detaylı bilgi için ilgili kategorileri ziyaret ederek yazılı makalelere göz atabilir veya bir diğer sitemiz olan irangezirehberi.com u ziyaret ederek İran hakkında yazılmış olan kapsamlı içerikleri okuyabilirsiniz.

İran hakkında merak ettiklerinizi ilgili makalelere veya irangezirehberi.com üzerinde yazılı olan içeriklere yorumda bulunarak sorabilirsiniz.

Bir hayaldi yollarda olmak, bir hayaldi gecenin karanlığında düşleri gerçeğe dönüştürmek. Hayli uzun zaman oldu yollarda olalı. Kimi zaman Anadolu’nun sıcak bir evinde bağdaş kurup hasbihal ederken, kimi zaman tarlada, bağda veyahut bahçede buldum kendimi. Sonu olmayan bir serüven bu. Sonu olmayan bir arayış ve öze varış. En önemlisi de nedir bilir misin sevgili okur? Sonu olmayan bir eğitimdir bu; dersi, insanlara sarılmak, yardım etmek, mutlu olduklarında tebessümlerinden bir tutam almak ve hikâyelere konu etmek olan… Anadolu’dan İran’a, İran’dan Bekaa’ya, El-Aksa’ya, Hindistan’ın metruk sokaklarına, Kafkaslardan kanatlanıp Mısır’a süzülmek gibi pek tabii Afrika’nın ücra yerlerine inmekte öyle güzeldir ki… Yeryüzünün mert insanlarını arıyorum, ararken karşılaştığım çocuklarla oynuyorum, anaları güldürmeye muktedir olmaya çalışıyorum. Yürüyorum işte yollardan hikâyeler toplamak için. Uzaklardan bir selam işitmek, demli bir çayın etrafına üşüşmek ve koca yürekli insanların arasında hiçliğimi hissetmek için. Gönlü güzel, yüreği temiz insanları arıyorum. Sarılmak istiyorum onlara, mutluluğu paylaşırken kendilerine, biriken sevinçlerimi de çantamdan çıkarıp mutsuzlarla paylaşmak istiyorum. Merhaba sevgili okur, ben Fatih Kibar. Derim ki; içimizin imârını ekseriyetle sanat vesilesiyle yapabileceğimize inanıyorum. Kendi iç dünyamın hikayesini didik didik ederken sizlere de yollardan topladığım hikâyeleri aktarıyorum. Kieslowski'nin sözü ile bitireyim: ”Kendi hikayesini didik didik etmemiş birinin başkalarına anlatacak bir hikayesi olamaz.” Yüreğinde merhamet barındıran tüm dostlar var olsun, çoğalsın, yayılsın yeryüzünde... Merhamet yüce bir değerdir. Onurlu ve merhametli tüm dostlara selam olsun.

Düşüncelerinizi yazın, merak ettiklerinizi sorun...

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya giriniz.