Okulların tatil olması ve bayramın da araya girmesi ile bütün aile bir arada idik. Ne yapalım diye düşünüp taşındık. Deniz, kum ve güneşi çok sevmiyorduk, saatlerce güneşin altında yatmak çok anlamlı gelmiyordu. Uzun zamandır Ödemiş’in Lübbey Köyü’ne gitmek istiyordum. Köyle ilgili ilginç haberler okumuştum. Birkaç kez gitmek için teşebbüste bulundum ama, araya başka şeyler girince gidememiştim. Eşime ve çocuklara fikrimi söyleyince kabul gördü. Ertesi sabah Lübbey’e gitmeye hazırdık.

Köy haritada Çamyayla olarak belirtilmektedir. İzmir’in Ödemiş ilçesine 14 km uzaklıktadır. Ödemiş’ten köye ulaşım için yol oldukça iyi durumdadır.

Bozdağ’ın Ödemiş Ovası’na bakan güney yamacında kurulmuş bir kartal yuvasını andırmaktadır. İzmir’in büyükşehir olmasından sonra Ödemiş’e bağlı bir mahalle olmuştur. Köyün hemen hepsi yayla olarak kullanılan Çamyayla’ya taşınmışlardır.

İzmir’in Ödemiş ilçesinde, tarihi antik çağlara kadar uzanan ve bir ara kamuoyunda ’satılık köy’ olarak bilinen Lübbey Köyü, kaderine terk edilmiş durumdadır. Yaşayanların anlattığına göre köyün tarihi antik çağlara kadar gitmektedir. Sardes Kralı’nın 2 oğlu Lüb ve Dab varmış. Bunlar yerleştikleri yerlere adını vermişler. Lübbey adının da buradan geldiğini ifade etmektedirler.

Çamyayla’da kaderine terk edilen köy, filmlerde kaderine terk edilen hayalet kasabaları andırıyor. Köyü terk etmeyen 5- 6 kişi yaşamını sürdürme mücadelesi verirken, yaşayanların tamamı yaşlılardan oluşmaktadır. Bu kişiler yaşamlarını hayvancılık ve tarımla sürdürüyor. Köy, meraklı gezginler ve çeşitli ziyaretçileri tarafından sosyal medya tanıtılmaktadır.

“Cinli –Perili Köy”, “Hayalet Köy” veya “Satılık Köy” olarak adlandırılmasına köyde yaşayan insanlar tepki göstermektedir. Köyün “Terk edilmiş Bir Kartal Yuvası Lübbey” adıyla belgeseli de yapılmıştır.

Lübbey’de evlerin büyük bir bölümü yıkılmış yıkılış veya yıkılmak üzeredir. Köyün okulu tek odalı ve harap durumdadır. Okulun duvarına çizilmiş resimler ve yazılar dikkat çekicidir. Karatahtanın yeri çok belirgindir. Camisinin ise minaresi yok. Köyde kahvehane var. Sahibi ilçeye inmediği veya başka yere gitmediği zamanlarda açık yoksa kapalı oluyor.

İzmir 2 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 54 ev ve caminin tescillendiği belirtilmektedir. Sadece tescillenmiş, kaderlerinin ne olacağı belirsiz.

Lübbey, sessizlik içinde misafirlerini ve kaderinin ne olacağını beklemektedir.

Taş duvarlı, ahşap evlerin arasında dolaşın, kaderine terk edilmiş köyün muhteşem manzarasının keyfini çıkarın, köy kahvesinde (geziniz sırasında açık bulursanız) çayınızı için köyün son kalan yaşlılarıyla sohbet edin daha doğrusu, onlar konuşsun siz dinleyin. Köyün tarihi dokusu ve manzarası görülmeye değerdir.

Unutmayın! Şairin dediği gibi; “Orda bir köy var, uzakta, O köy bizim köyümüzdür.”

Düşüncelerinizi yazın, merak ettiklerinizi sorun.

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya giriniz.