Karaburun Yarımadası

Karaburun Yarımadası, Balıklıova ile Gerence Koyları arasındaki sınırın kuzeyde kalan kesiminin adıdır. Yarımada çok eski bir yerleşim alanı olup Yunan, Roma, Pers, Hitit ve Bizans medeniyetleri hüküm sürmüştür. Türkiye’nin en büyük yarımadasıdır. Yarımada’nın doğu kısmında her şey daha rahat iken, batı kısmında ise oldukça zahmetlidir. Yine yarımadanın köyleri, denizden gelecek saldırılardan korunmak için denizden uzak ve yüksek noktalara kurulmuştur.

Türkiye’nin En Büyük Yarımadası

Karaburun Yarımadası

Eski Bir Rum Köyü: Ildır

Ildır, Çeşme’ye 20 km uzaklıkta eski bir Rum Köyü. Köy, 2. derecede sit alanı ve doğal yapısı bozulmamış bir balıkçı yeri. Denizi ve koyları temiz. Köyün yanındaki tepede bulunan Erythai Antik Kenti ve köyün manzarasının seyrine doyum olmuyor. Ildır’dan 34 km sonra Küçükbahçe Bucağı, oradan 12 km sonra Salman Köyü ve 5 km sonra Parlak Köyü.

Karaburun Yarımadası

Parlak Köyü’nü geçtikten 1 km sonra 1923’de mübadele anlaşmasından dolayı bölgede yaşayan Rumlar Sakız Adası’na göç ettirilince tamamen boşaltılmış olan Sazak Köyü’nü görebiliyoruz. Parlak’tan 7 km sonra Sarpıncık Köyü.

Ayrıca Okuyun: Mübadele Yıllarında Terk Edilmiş Eski Bir Rum Köyü: Sazak

Karaburun Yarımadası, Ildır Köyü

Sarpıncık’a geldiğimiz gördüğümüz manzara bizi şaşırtıyor. Köy oldukça yüksek bir noktada konumlanmış. Köyün bir yanında Foça, diğer yanında ise Midilli Adası görünüyor. Ayrıca İzmir Körfezi’ne giren gemilere yol gösteren Sarpıncık Feneri görülmeye değer. Fener, denizden 97 metre yükseklikte ve 12 metrelik beyaz kulesi güneş enerjisiyle çalışıyor. Köyden fenere gitmek oldukça zahmetli ve yön tabelası yok. Yolu soracak insan bulmak piyangodan büyük ikramiyeyi yakalamak gibi. Bu nedenle dikkatli olmakta yarar var. Fener yolu oldukça virajlı, toprak yol çok kötü ama manzarasının tadına doyum olmuyor.

Sarpıncık Feneri

Manzaranın güzelliği çektiğimiz sıkıntıyı unutturuyor. Sarpıncık’dan 2 km sonra Hasseki ve 3 km sonra Yeniliman Köyü.

Karaburun Yarımadası

Yeniliman, küçük ve sevimli bir balıkçı köyü. Balıkçı tekneleri sıra sıra limana dizilmiş. Sakinliğin içinde saklı bir güzellik gibi duruyor. Yeniliman’dan 9 km sonra Karaburun.

Karaburun Yarımadası

Karaburun, oldukça küçük bir ilçe. En hareketli noktası iskele caddesi. Caddenin bir yanı deniz diğer yanı restoran ve kafeler var. İskele, yaz aylarında tatilcilerin göze yerlerinden sayılıyor. Ayrıca hafta sonları kalabalıktan cadde de yürümenin zor olduğu söyleniyor. İzmir’in en küçük ilçesidir. İlçenin 13 köyü ve 1 bucağı var. Nüfus yoğunluğunun çok az olmasına karşın, yüzölçümü olarak geniş (600 km2’lik) bir alanı kaplıyor.

Karaburun Yarımadası

Eminim bir çoğumuz enginarın anavatanın Karaburun olduğunu bilmiyordur. Bende bilmiyordum. Bir çok tarlada veya yol üstü tezgahlarında görünce şaşırmadım desem yalan olur. Karaburun’dan 3 km sonra Saip, oradan 2 km sonra Ambarseki, 9 km sonra Kaynarpınar Köyü.

Kaynarpınar, küçücük bir sahil yerleşimi. Sessiz ve sakin bir yer. Bölgede denize girecek yerler bulunuyor. Kaynarpınar’dan 9 km sonra Mordoğan.

Mordoğan, adını gün doğumundan alan, ilçenin eski belde yeni mahallesi. Karaburun ilçesine 20 km mesafede. İl merkezine yakın olması ve ilçe merkezine göre düz bir alanda kurulmuş olması tatilciler tarafından tercih sebebi sayılıyor. Sahil kısmında oldukça keyifli zamanlar geçirebilecek mekanlar bulunuyor. Deniz severler için birbirinden güzel plajları ve koyları mevcut.

Karaburun Yarımadası, Ildır Köyü

Ayrıca Mordoğan’da, Nergis çiçeğinin doğuşuna tanıklık eden Dilek Pınarı bulunuyor. Efsaneye göre Eski Yunan mitolojisindeki Narcissos, sudaki yansımasına aşık olur ve yemeden içmeden kesilerek nergis çiçeğine dönüşür. Efsanenin buradan doğduğuna inanılıyor.

Mordoğan’da görülebilecek bir diğer yer ise, Müesser Aktaş Etnoğrafya Müzesi ve Tarih Evi. Müze, Eski Mordoğan Köyü İlkokulu binasında 2012’den beri hizmet veriyor. Mordoğan’dan 20 km sonra Balıklıova ve 18 km sonra Gülbahçe ve 12 km sonra Urla’ya varılıyor.

Doğa Harikası Bir Yer: Karaburun Yarımadası

Karaburun Yarımadası

Ildır’dan Urla’ya Karaburun Yarımadası’nı dolaşmak 127 km. Karaburun, sessizliği ve sakinliği sevenlerin vazgeçemeyeceği yer. Yeşille mavinin birbirine karıştığı, birbirinden güzel koy, bük ve plajlara sahip bir yarımada. Üç tarafı denizlerle çevrili. Her mevsim taze deniz ürünlerini taze bulmak mümkün.

Karaburun Yarımadası, Köy Pazarı

Büyük şehirlerin kargaşası, kalabalığı ve yoğunluğundan kaçmak isteyenler, kendine, sevgilisine, ailesi ve çocuklarına zaman ayırmak isteyenler için vazgeçilmez bir yer.

Kısa bir hatırlatma:

Karaburun Yarımadası’na gelince Şeyh Bedrettin ve Börklüce Mustafa’yı anmadan geçmemek gerekir. Börklüce Mustafa Şeyh Bedrettin’in müridi. 15. yüzyılda Osmanlı zulmüne başkaldırıyor. Nazım Hikmet, Şeyh Bedrettin Destanı’nda anlattığı “Yarin yanağından gayri her şeyde, her yerde, hep beraber!” dizeleri ile bu isyanı anlatmış.
Osmanlı bu isyanı “Eşiktekini eşikte, beşiktekini beşikte!” diye yok ettikten sonra, 100 yıla yakın bir süre (Kanuni Sultan Süleyman zamanına kadar) iskâna kapatmış.

Değerlendirme
Ege'nin Saklı Güzelliği: Karaburun Yarımadası
Önceki İçerikOyuk Festivali, Çat Kapı Evi ve Barbaros Köyü
Sonraki İçerikTebriz Gezilecek Yerler
11.12.1963 Küçük Yapalak Köyü Elbistan, Kahramanmaraş’ta dünyaya geldi. İlkokulu Eskişehir, Ortaokulu Adana, Liseyi İstanbul’da bitirdi. Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bölümüne 1982 yılında girdi ve 1986 yılında bitirdi. 1988 yılında Sivas ve Patnos’da (Ağrı) askerlik görevini kısa dönem olarak yaptı. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sosyoloji Bölümlerinde Yüksek Lisans Bölümlerine devam etti. Ocak 1989 yılında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nda (Şimdiki adı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı) Sosyal Hizmet Uzmanı olarak Sivas, Gaziantep, Ankara, Batman, Kilis ve Aydın’da çalıştı. Gaziantep Çocuk Yuvası ve Gaziantep Yetiştirme Yurdu’nda Müdür olarak görev yaptı. Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (daha sonra SES ile birleşti.) kurucularındandır. Haziran 2014 ve Mayıs 2015 tarihleri arasında Aydın Efeler Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü olarak görev yaptı ve Mart 2016 tarihinde emekli oldu. Şiirleri Fransız Postası, Alleben, Sanat ve Hayat, Bizim Dergi, Sosyal Hizmet, Sosyal Hizmet Sen. ve Gerçek Sanat gibi yurt içi-yurt dışında ve “yersiz yurtsuz” ve “süje” İnternet dijital dergilerinde yayımlandı. Evli. 1 kız ve 1 erkek ikiz çocukları bulunmakta. Bugüne kadar; 23 ülke, 72 şehir dolaştı. Ülkemizde ise 81 ilin 70’ine gitti. Aydın Denge Gazetesi’nde gezi yazıları yayımlandı. Halen Gaziantep Sabah Gazetesi’nde haftada iki gün ve www.hadigez.com İnternet sitesinde gezi yazıları yayımlanmaktadır. Veli Yalçın’ın yayımlanmış kitapları: * Kuşlar Su İçti Dilinden (Şiir, Favori Yayınları 2017) * Gezdim Gördüm Yazdım (Gezi Notları, Favori Yayınları 2018)

Düşüncelerinizi yazın, merak ettiklerinizi sorun...

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya giriniz.