Tunceli (Dersim)’den sonra sabah erkenden Elazığ’a doğru yola çıktık. Hava günlük güneşlik ve yol güzel. Kısa bir süre sonra Elazığ’ın Kovancılar ilçesine vardık.

Tunceli – Kovancılar arası 70 km’dir. Kovancılar ile Palu ilçeleri birbirine çok yakın konumdadır. Bu iki ilçenin sırt sırta olduğunu söylesek abartmış olmayız.

Palu Hakkında Bilgi

Palu, Elâzığ’ın bir ilçesidir. Kovancılar ilçesine 10, Elazığ il merkezine yaklaşık 70 km. uzaklıktadır. İlçenin nüfusu 9.200’dür. İlçe arazisi Murat suyu civarındaki düzlükler ile güneydeki doğu Toros silsilesini oluşturan Ak dağlardan meydana gelir. Murat Nehri ilçe topraklarının içinden geçmekte olup, vadisi genellikle dik ve sarptır.

İlçenin tarihi oldukça eskidir. Yörede ilk çağ ve orta çağdan kalma birçok eser vardır. Palu ve çevresi Urartu, Roma, Bizans ve Osmanlı hakimiyetlerinde kalmıştır.

Palu, Cumhuriyetin ilanına kadar Diyarbakır İline bağlı Ergani-Maden Sancağının bir ilçesi olarak yer almıştır. Kale çevresinde görülen kalıntılardan zaman içerisinde Palu merkezinin yerleşme alanının üç kez değiştiği anlaşılmaktadır. İlk yerleşme yeri bugünkü Palu’nun 3 km. kadar doğusunda yer alan hakim bir tepede bulunan kale içidir. Daha sonra genişleyerek kalenin eteklerinde yayılan Palu sırasıyla yangın ve heyelan nedeniyle iki defa yer değiştirmiş ve nihayet 1953-1954 yıllarında bugünkü yerine taşınmıştır.

Palu Gezilecek Yerler

Palu Konağı

Palu Kaymakamlığı ve Palu Belediyesi’nin birlikte yürüttüğü “Tarih Palu’dur Palu Tarihtir” projesi kapsamında tarihi Murat Köprüsü yanı Murat Nehri kıyısında 2015’de yap Palu Konağı yaptırılmıştır. Konak restoran olarak hizmet vermektedir.

Palu Kalesi

İlçede hüküm süren uygarlıkların yerleşim alanlarından biri de ilçesinin hemen yanı başında bulunan kaledir. Kale Urartu dönemine aittir. Kalede yaklaşık 3 bin yıllık çivi yazısıyla yazılmış Urartu Kaya Kitabesi, tüneller, kaya mezarları ve su sarnıçları bulunmaktadır. Kaya Kitabesi’nde “Kim bu kitabeyi kırarsa, zarar verirse güneş onun üzerine doğmasın, dünyası kararsın!” yazısı bulunmaktadır. Kaleden gerek ilçenin gerekse çevrenin görünümü muhteşemdir.

Tarihi Palu Köprüsü

Artuklular zamanında yapıldığı düşünülen köprü 190 metre uzunluk ve 4.85 metre ile ülkemizin en uzun köprülerinden biridir. 2008-2011 yıllarında restore edilmiştir.

Kilise

Eski Palu’da Çarşıbaşı Mahallesi’nde bulunan kilise, Bizans dönemine aittir. Kilise,kare planlı ve üzeri kubbe ile örtülüdür.

Ulu Cami

Çarşıbaşı Mahallesi’nde bulunan cami 1186’da inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlıdır. Çatısı tamamen çökmüş olan caminin iç kısmında bulunan kemerler ayaktadır.

Küçük Cami

Eski Palu’daki cami Osmanlı dönemine aittir. Kara planlı olan yapının duvarları tamamen yok olmuştur.

Hamam

Eski Palu’da Çarşıbaşı Mahallesi’nde bulunan hamam 1692’da inşa edilmiştir. Osmanlı dönemine aittir.

Cemşit Bey Türbe ve Mescidi

Eski Palu’da bulunan yapı Osmanlı dönemine aittir. Cami, türbe ve mezarlık olarak üç bölümden oluşmaktadır.

Alacalı Mescit

Eski Palu Çarşıbaşı Mahallesi’nde bulunan yapı, Osmanlı dönemine aittir. Mescit siyah-beyaz kesme taşlardan yapılmıştır. Mescit 2016’da restore edilmiştir.

Kalesi, köprüsü, kilisesi camisi, mescidi ve kaya mezarlarıyla tarihi bir yerleşim yerinin izlerini taşıyan, Elazığ’ın Palu ilçesi bu eserlerin restorasyonlarıyla ayağa kaldırılmasını beklemektedir.

Kaleden Palu ve ilçenin içinde yer aldığı ovanın seyrine doyulmaz bir güzelliği var. Sadece bu güzelliği görmek için bile Palu’ya gidilir.

Palu’dan sonra Elazığ’a doğru yola çıkıyoruz. Palu – Elazığ arası 75 km’dir.

Daha Fazla Okuyun: Bir Başka Dünya – Tunceli (Dersim) & Ovacık Gezi Notları

Harput Hakkında Bilgi

Elazığ’ın tarihi yeni olmakla birlikte bölgenin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Elazığ’ın tarihini Harput’la birlikte değerlendirmek gerekir. Harput’un geçmişi M.Ö. 2000’li yıllara dayanmaktadır. Bölgede Huriler, Hititler, Urartular, Romalılar, Bizanslar ve Selçuklular hüküm sürmüştür.

Harput adının ilk hecesi olan “Har”, taş (kaya), son hecesi olan “put” ise kale anlamına gelmektedir. Harput kelimesi “Taş Kale” anlamı taşımaktadır.

Harput, Elazığ’dan 6 km mesafede ve şehir merkezinden 220 metre daha yüksekte yer alır. Korunaklı ve savunmaya elverişli yalçın kaya üzerinde bulunan tarihi bir yerleşim bölgesidir.
Günümüzde Harput, Elazığ’ın bir mahallesidir.

Harput Gezilecek Yerler

Harput (Süt) Kalesi

Kale yaklaşık olarak M.Ö. 2. yy’da Urartular tarafından yapılmıştır. Süt Kalesi olarak anılmasının nedeni; kalenin inşasında harcı karacak suyun yetersiz olması ve süt kullanılmasından dolayı böyle anılmaktadır.

Kale çeşitli tarihlerde restore edilmiştir. Kalede bilimsel kazılar halen devam etmektedir.
Harput’un ayakta kalan en eski eserlerinden birisidir.

Balak Gazi Heykeli

Harput’un girişinde, Balak Gazi Kafe’sinin içerisinde bulunmaktadır. 1964’de yapılan heykel Selçuklu hükümdarı Sultan Alparslan’ın komutanlarından Artuk Bey’in torunu Behram Bey’in oğlu Balak Gazi’ye aittir.

Meryem Ana Kilisesi

Anadolu’nun en eski kiliselerinden biri olan Meryem Ana Kilisesi, Kızıl Kilise ya da Yakubi Kilisesi olarak bilinmektedir. M.S. 179’da inşa edilmiştir. Kilise yüksek bir kayanın üzerinde bulunmaktadır. Dışarıdan bakıldığında kilise Harput Kalesi’nin kayalıklarının içine gömülmüş gibidir. Dışarıdan bakıldığında kiliseyi görmek mümkün değildir. Günümüze Harput’ta az sayıdaki cemaate hizmet vermektedir.

Ulu Cami

12. yy’da Artuklu Hükümdarı tarafından inşa edilmiştir. Caminin minaresi eğiktir. Günümüzde de cami olarak hizmet vermektedir.

Şefik Gül Kültür Evi

175 yıllık konak, bir şirket tarafından satın alınıp restore edilerek, 2005’de müze ev olarak ziyarete açılmıştır. Harput’un geleneksel ev mimarisini yansıtmaktadır.

Kürsübaşı Okuma ve Kültür Evi

Eylül 2016’da Elazığ İl Özel İdaresi tarafından Harput kültürünün yaşatılabileceği bir müze ev olarak yaptırılmıştır. Okuma ve Kültür Evi sadece dini yayınların bulunduğu bir mekan işlev görmektedir.

Bunların dışında Sunguroğlu Konağı, Hünkar Konağı, Alacalı Cami, Kurşunlu Cami, Arap Baba Mescidi ve Türbesi, Sarahatun Cami, Üç Lüleli Çeşme, Seyyid Baba Mansur Türbesi ve Buzluk Mağarası görülmeye değerdir.


Özelde Harput’ta genelde ülkemizde restorasyon işlemlerinde köprü, cami, türbe ve çeşmelere öncelik verirken diğer yapılar göz ardı edilmektedir. Tarihi yerleri gezerken bu ayrımcılığı ve ötekileştirmeyi görmek insan hüzün vermektedir.

Elazığ-Harput arasında dolmuş ve otobüslerle ulaşım sağlanmaktadır. Her şeye rağmen Harput görülmeyi hak etmektedir.

O taraflara yolunuz düşerse, ihmal etmeyin, mutlaka görün!

Daha Fazla Okuyun: Fırat’ın Cenneti, Erzincan’ın İncisi – Kemaliye (Eğin)

Elazığ Hakkında Bilgi

Elâzığ (Mamuret’ül Aziz, Elaziz), Doğu Anadolu Bölgesi’nde on ilçeden oluşan il. Bugünkü Elazığ 1834 yılında Harput Kalesi’nin bulunduğu tepenin eteğine taşınmasıyla kurulmuştur.
Elazığ’ın Osmanlı Dönemindeki ilk adı Mezre’dır. Elazığ’ın Sultan Abdulaziz zamanında bayındırlaştığı ve buraya Mamuret’ül Aziz yani Aziz’in yaptırdığı kent adı verilmektedir.

Sonraları halkın daha kolay söylediği için El-Aziz olarak kullanılmıştır. 17 Kasım 1937’de El-Aziz’e gelen Atatürk, şehrin adının El-Azık olmasını istemiş; Atatürk’ün önerisi ve bakanlar kurulu kararı ile El-Aziz, El-Azık olarak değiştirilmiştir. Azık diyarı anlamına gelen bu kelime, söyleniş kolaylığı nedeniyle 10 Aralık 1937 ‘de bir bakanlar kurulu kararı ile bugünkü söyleniş şekliyle kabul edilmiştir.

Elazığ, doğuda Bingöl, kuzeyde Keban Baraj Gölü aracılığıyla Tunceli, güneybatıdan Karakaya Baraj Gölü aracılığıyla Malatya ile komşudur.

Elazığlılar kendilerini “Gakkoş” olarak tanıtırlar. Gakkoş’un kelime anlamı kardeş’tir.

Elazığ Gezilecek  Yerler

Elazığ Kapalı Çarşısı

Çarşıda yöreye özgü ürünleri bulmak mümkün. Rengarenk dükkânlarda baharatlar, orcik denilen cevizli sucuk ve benzeri ürünler, kuruyemişler, sucuklar, çedene kahvesi ve yöreye özel ağın leblebisi hediyelik olarak alınabilir.

Tarihi Hükümet Konağı

1896’da Hükümet Konağı olarak inşa edilmiştir. İki katlı bina kesme taştan yapılmıştır. Halen Elazığ Valilik Binası olarak kullanılmaktadır. Aynı cadde üzerinde yeni bir valilik binası daha yaptırılmıştır. Elazığ, iki valilik binası olan tek il olma özelliği taşımaktadır.

Kazım Efendi Sokak

Harput’tan bugünkü şehir merkezine göçler sonucu oluşturulmuş bir sokaktır. Restorasyonları tamamlanmış geleneksel Harput evlerinde birkaç örneğin görülebileceği küçük bir sokaktır.

Gazi Caddesi

Şehrin ana merkezidir. Valilikler, Belediye Binası, Öğretmenevi cadde üzerindedir. PTT ve Tarihi Kapalı Çarşı’da caddeye çok yakın konumdadırlar.

Köfteciler Sokağı

Gazi Caddesi üzerindeki sokağın resmi adı Horasan Sokak olmasına rağmen halk arasındaki adı “Köfteciler Sokağı”dır. Sokakta, irili ufaklı salça soslu ekmek arası köfteci ve diğer fast-food dükkanları bulunmaktadır. Günün her saati oldukça kalabalık olan sokak akşamları oldukça renkli görüntüler sunmaktadır.

Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Fırat Üniversitesi giriş kapısının yanındaki alan ve Malatya yolu üzerinde bulunmaktadır. Müze kapsamlı bir tadilattan geçirildiğinden dolayı ziyaretlere kapalıdır. Müzenin tadilat geçirdiği ve ziyarete kapalı olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ilgili sitelerde yer verilmemektedir. Müzeyi ziyarete açık mı kapalı mı olduğu bilgisini herhangi bir görevliden öğrenemedik, ama müzeyi ziyaret de edemedik.

Keban

İlçe Elazığ’a 40 km uzaklıkta yer alan küçük bir ilçedir. İlçenin tarihi hakkında kesin bilgiler olmamasına karşın, Keban Barajı’nın yapımı nedeniyle yapılan kazılarda elde bilgiler ışığında, ilçe tarihinin X. yüzyıla dayandığı bilinmektedir. İlçe Keban Barajı ile bilinmektedir.

Keban Barajı

Elazığ’a 40 km mesafedeki Keban İlçesindedir. Fırat üzerinde inşa edilmiş Keban Baraj Gölü 125 km uzunluğunda ve Türkiye’nin en büyük ikinci yapay gölüdür. Etkileyici bir manzarası var.

Çırçır Şelalesi

Keban ilçesinin hemen girişinde, dağların arasında yer alan bu harikası şelale görülmeye değerdir. Keban Baraj Gölü’nün oluşumundan sonra meydana gelmiştir. Yapılan araştırmalar sonucu şelalenin tamamen kaynak suyu olduğu tespit edilmiştir.

Şelale üzerinde ve çevresinde balık lokantaları, mesire yerleri ve çocuk oyun parkları bulunmaktadır.

Ayrıca Elazığ’da Hazar Gölü, Hazar Gölü Batık Şehri ve Hazarbaba Kayak Merkezi görülmesi gereken yerlerdendir.

Değerlendirme
Gakkoşlar Diyarı: Elazığ Gezi Rehberi (Palu & Harput)
11.12.1963 Küçük Yapalak Köyü Elbistan, Kahramanmaraş’ta dünyaya geldi. İlkokulu Eskişehir, Ortaokulu Adana, Liseyi İstanbul’da bitirdi. Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bölümüne 1982 yılında girdi ve 1986 yılında bitirdi. 1988 yılında Sivas ve Patnos’da (Ağrı) askerlik görevini kısa dönem olarak yaptı. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sosyoloji Bölümlerinde Yüksek Lisans Bölümlerine devam etti. Ocak 1989 yılında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nda (Şimdiki adı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı) Sosyal Hizmet Uzmanı olarak Sivas, Gaziantep, Ankara, Batman, Kilis ve Aydın’da çalıştı. Gaziantep Çocuk Yuvası ve Gaziantep Yetiştirme Yurdu’nda Müdür olarak görev yaptı. Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (daha sonra SES ile birleşti.) kurucularındandır. Haziran 2014 ve Mayıs 2015 tarihleri arasında Aydın Efeler Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü olarak görev yaptı ve Mart 2016 tarihinde emekli oldu. Şiirleri Fransız Postası, Alleben, Sanat ve Hayat, Bizim Dergi, Sosyal Hizmet, Sosyal Hizmet Sen. ve Gerçek Sanat gibi yurt içi-yurt dışında ve “yersiz yurtsuz” ve “süje” İnternet dijital dergilerinde yayımlandı. Evli. 1 kız ve 1 erkek ikiz çocukları bulunmakta. Bugüne kadar; 23 ülke, 72 şehir dolaştı. Ülkemizde ise 81 ilin 70’ine gitti. Aydın Denge Gazetesi’nde gezi yazıları yayımlandı. Halen Gaziantep Sabah Gazetesi’nde haftada iki gün ve www.hadigez.com İnternet sitesinde gezi yazıları yayımlanmaktadır. Veli Yalçın’ın yayımlanmış kitapları: * Kuşlar Su İçti Dilinden (Şiir, Favori Yayınları 2017) * Gezdim Gördüm Yazdım (Gezi Notları, Favori Yayınları 2018)

Düşüncelerinizi yazın, merak ettiklerinizi sorun...

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya giriniz.