Kemaliye Gezilecek Yerler

“Fırat kenarında kayık değilem
Senden ayrılalı ayık değilem
Bir çift selamına layık değilem” (*)

Yol arkadaşımla zaman ve fırsat buldukça gerek yur tiçi gerekse yurt dışına gidiyoruz. Bu gezilerin daha önce gitmediğimiz ve görmediğimiz yerlerin olmasına dikkat ediyoruz. Mayıs ayının sonuna doğru Ekim ayı için biletlerimizi alıyoruz. Elazığ, Erzincan’ın Kemaliye ilçesi, Dersim/Tunceli ve Türkiye’nin ilk komünist belediye başkanına sahip Ovacık ilçesi.

Gezimizin ana noktası Ovacık ilçesi. Gezinin ilk varış noktası Elazığ olunca, çevre gezileri için ayrıntılı bir araştırma işine giriyoruz. Elazığ ve Dersim’den sonra kalan zamanımız için Erzincan’ın Kemaliye (Eğin) ilçesi için yazılanlar dikkatimizi çekiyor, bugüne kadar buranın niye farkına varamadık diye utanıyoruz.

“ağam gönderdiğin
yazmayı yaktım
Çürüttüm ömrümü
yoluna baktım
Ela gözlerini
sevdiğim ağam
Ya senin tecellin
ya benim bahtım.”

Kemaliye, eski adıyla Eğin, Erzincan’ın ilçelerinden biri. 1922’de Ulusal Kurtuluş Savaşı’na katılımından dolayı Mustafa Kemal, Eğin Belediye Başkanı’na bir teşekkür mektubu gönderiyor. Zarfın üzerine de, Eğin’in yanına parantez açıp, ”Kemaliye” yazıyor. Bundan hareketle ilçenin adının Kemaliye olarak değiştirilmesine karar veriliyor. Ahşap ve taşın iç içe geçtiği birbirinden güzel evleri, karanlık kanyonu, taş yolu, Karasu Nehri ve dağların arasındaki Fırat’ın cenneti ve Erzincan’ın incisi olan ilçe, Erzincan’a 190 km.

İlçe 1915 yılına kadar Ermeni ve Türklerin iç içe kardeşçe yaşadığı bir yer aynı zamanda. İlçenin sanat ve ticaret açısından gelişiminde Ermenilerin büyük katkıları olmuş. 1915’den sonra, Kemaliye’de hiç Ermeni kalmamış.

Merkezi İstanbul’da bulunan Kemaliye Kültür ve Kalkınma Vakfı tarafından 2009’dan beri Haziran sonu Temmuz başında Uluslararası Erzincan, Kemaliye (Eğin) Kültür ve Doğa Sporları Şenliği düzenleniyor.

“Apçağa Dağı’nı
buza dönderme
Yakıp, yüreğimi
köze dönderme
Demiştin ki,
ilkbaharda gelirim
Mevlayı sever isen,
güze dönderme.”

Kemaliye’ye Nasıl Gidilir?

Erzincan’ın ilçesi olmasına rağmen Elazığ tarafından da ulaşmak mümkün. İlçeye Elazığ, Malatya ve Erzincan yolu kullanılarak da ulaşılabiliyor. İlçeye en yakın ulaşım Elazığ üzerindedir. Bizim yolculuğumuzun ilk durağı Elazığ olduğundan buradan gidiyoruz. Elazığ-Keban arası 40 km, Keban–Arapgir arası 44 km ve Arapgir–Kemaliye arası 50 km’dir. Yol oldukça iyi durumdadır. Yalnızca Dutluca–Kemaliye arasındaki 30 km oldukça virajlı ama manzarası müthiştir.

Daha Fazla Okuyun: “Yurdum Benim Şah Damarım” Amed – Diyarbakır

800 Yıllık Cem Evi, Kaya Mezarları Ve Onar Köyü

Kemaliye’ye giderken Malatya’nın Arapgir ilçesine 10 km mesafede Onar Köyü’nün tabelasını görüyoruz. Onar Köyü ana yoldan 5 km içeride yer alıyor. Arapgir’e bağlı Alevi köyü olan Onar Köyü’nde, Anadolu Aleviliğinin en eski mağara cem evi de bulunuyor. Büyük Ocak Cem Evi (Y.T. 1224 (Hicri 621)), 12 direkli bir çadır görünümde, taş duvarlar üzerine bindirilerek kırlangıç kubbe tekniği ile 1224 yılında Arapgir ilçesine bağlı Onar Köyü’nde inşa edilmiş. Kare şeklindeki yapının duvarları penceresiz ve 300’den fazla kişiye hizmet veriyor. 800 yıl boyunca cem evi olarak hizmet veren yapı, günümüzde de aynı hizmeti vermeye devam ediyor.

Onar Köyü, bir dağın üzerine yerleşmiş bulunuyor. Köyde cem evi dışında bulunan yapay mağaralar ve kaya mezarları insanı büyülüyor. Bir yanı uçurum, üstü kayalık, büyüklü küçüklü birçok mağara ve kaya mezar. Kaya mezarların girişleri alçak, her mağarada birkaç mezar yeri ve bazı mağaralarda duvar resimleri mevcut. Bir kaya mezarı var ki, kiremit rengi boyaları bile duruyor. Koşan atlar, develer, savaşçılar ve güneş ve kutucuklar. Romalılardan günümüze gelen bu eserler korunması gerekirken, define avcılarının hoyratlığına uğramışlar.

İnsanlar; gezginler, turistler ve turlar bu yolu kullanırken Onar Köyü’ne uğramaları gerekiyor. Bu güzelliklerin bilinmesi ve korunması gerek ve gelecek kuşaklara aktarılmalı diye düşünüyorum.

Arapgir

Onar Köyü’nden çıktıktan sonra Malatya’nın Arapgir ilçesine varıyoruz. Arapgir, Malatya’nın bir ilçesidir. İlçenin eski adı Daskuza’dır. Bölgedeki en eski yerleşim yerlerinden birisidir. Tarihi 1200 yıllarına gidiyor. İlçe, Hititler, Persler, Romalılar, Bizanslar, Selçuklular ve Osmanlılara ev sahipliği yapmıştır. 1915’e kadar çok sayıda Ermeni yaşarken, bugün bölgede Ermenilere rastlamak mümkün değildir.

İlçe, Siyah Köhnü ve Aşık Beyazı üzümleriyle ünlüdür. İlçede görülmesi gereken yerlerden Millet Hanı butik otel olarak kullanılmaktadır. İlçenin Kemaliye’ye doğru çıkışında, Arapgir Tarihi Köprüsü ve Kaya Arası Kanyonu görülmeye eğer yerlerdendir.

Enver Gökçe Müzesi ve Çit Köyü

Arapgir’den Kemaliye’ye doğru devam ederken, yol üstünde Çit Köyü’ne uğruyoruz. Köy ana yoldan 2 km içeride bulunuyor. Köy, Türk Şiirinin usta kalemlerinden Enver Gökçe’nin doğduğu yer. Köyün girişinde bulunan evin anahtarı muhtarda duruyor. Köye vardığımızda, muhtarın dışarıda olduğundan evin kapalı olduğunu öğrendik. Evi görmek mümkün görünmedi. Müzenin çaprazında bulunan evin kapısının açık olduğundan evdekilerle konuşmaya çalışıyoruz. Evde bulunan bir yaşlı ve orta yaşlı kadınla konuşmak mümkün görünmüyor. Ne sorsak yanıt vermiyorlar. Enver Gökçe’den bahsediyoruz ama kadınlar Nuh diyor peygamber demiyor. Evden hafif engelli bir adam çıkıyor. Cebinden çıkardığı telefonla muhtarı aramak istiyor fakat kadınlar engel olmak istiyor. Adamı dışarı çekiyorum ve muhtarla konuşmaya başlıyorum. Muhtar, anahtarın evde olduğunu ve komşuların evi açmasını istiyor. Kadınlar kabul etmiyor. Yaklaşık 20 dakikalık bir konuşmadan sonra evi açmayı kabul ediyorlar. Daha sonra köyden konuştuğumuz bir kişiye göre, köy oldukça muhafazakar ve şairden çok hoşlanmıyorlar.

Enver Gökçe, “1920’de Erzincan’ın Kemaliye ilçesi, Çit Köyü’nde doğdu. Ailesi zor koşullarda Ankara’ya göç etti. Ankara’da Hüseyin Avni İlkokulunu, Cebeci Ortaokulunu ve Gazi lisesini bitirdi. Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde tamamladı. İstanbul Kadırga Öğrenci Yurdunda yöneticilik yaparken ceza yasasının 141. maddesine aykırı eylemde bulunma savıyla tutuklandı, hüküm giydi. 7 yıl hapis, ardından 3 yıla yakın Çorum’da sürgün cezası çekti. Hapis ve sürgün yıllarından sonra Ankara’ya döndü ve gazetelerde düzelticilik, serbest yazarlık yaptı. Bir süre doğduğu köye çekilen Gökçe, 1977’de tedavi için Bulgaristan’a gitti. Dönüşünde tekrar Ankara’ya yerleşip çeviriler yaptı. Son günlerini Ankara’da Seyran Bağları Huzurevinde geçirdi. 19 Kasım 1981’de öldü.”

Enver Gökçe’nin Kitapları

  • Dost Dost İlle Kavga (1973)
  • Panzerler Üstümüze Kalkar (1977)
  • Şiirler (1982)
  • Eğin Türküleri (1982)
  • Enver Gökçe-Bütün Şiirleri (1997)

Enver Gökçe Müzesi, Kemaliye Kaymakamlığı’nın katkılarıyla 26 Haziran 2008’de açılmıştır. Şairin bazı kişisel eşyaları köyünde, anısına kurulan müzede sergilenmektedir. Müze istenen düzeyde değildir. Türkiye Yazarlar Sendikası, Kültür Bakanlığı, şairin kitaplarını yayımlayan yayınevleri vb. kurum ve kuruluşlar tarafından adına yakışır biçimde yeniden düzenlenmeli, diye düşünüyorum.

Ocak Köyü

Çit Köyü’nden Kemaliye’ye doğru giderken, ilçeye 30 km kala, 700 yıllık geçmişe sahip, modern ve örnek bir köy olan Ocak Köyü’ne varıyoruz. Köy ana yoldan 3 km içeride bulunuyor.

Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Ocak Köyü, tarih müzesi, hamamı, kültür merkezi, tiyatro salonu, cem evi, misafirhane, çocuk parkı ve helikopter pisti ile ülkemizin örnek köylerinden biridir.

Köy geçtiğimiz yıllarda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından düzenlenen “En temiz köy” unvanını almıştır.

Ayrıca 1994’de eğitimci Mustafa Gürer’in öncülüğünde o dönemin ilk olma özelliğine sahip bir müze bulunuyor. Yaklaşık 4 bin eserin sergilendiği 2 katlı müze 1996’dan beri Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın denetiminde hizmet veriyor.

Köyde her yıl düzenlenen Hıdır Abdal Sultan Anma etkinlikleri nedeniyle il dışından ve çevreden yüzlerce insan tarafından ziyaret edilmektedir.

Başpınar Köprüsü

Kemaliye ile Çemişgezek yolu üzerinde bulunuyor. 1957’de Keban Barajı’nın suların toplanmasıyla var olan köprü yıkılıyor. Yöre halkı köyler arası ulaşımı feribotla sağlıyor. Baraj sularının zamanla azalması nedeniyle feribot seferleri yapılamıyor. Dönemin Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu’nun çalışmaları sonucu yapılan ve yazar Ayşe Kulin’in Köprü adlı kitabına konu olan Başpınar diğer adıyla Yazıcıoğlu Köprüsü’nün yanından geçiyoruz.

Apçağa Köyü

Kemaliye’ye 5 km mesafede çağlayan su anlamına gelen köy, tarih ve kültür zenginliği ile ünlü bir yerleşim bölgesidir. Köy çarşısı Anadolu da korunmuş en eski çarşı olma özelliğini taşıyor. Apçağa Köyü, Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği’nin çalışmaları sonucu birçok yapı restore edilerek yaşatılmaya devam ediyor. Köyde Kültür Bakanlığı tarafından tescilli dokuz ev bulunuyor. Munzur Dağı’nın eteklerinde olan köyün yakınında geçen Fırat Nehri’nin oluşturduğu coğrafya da köyün güzelliğine ayrı bir renk katıyor.

“Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür. Gitmesek de, kalmasak da o köy bizim köyümüzdür” dizelerinin şairi Ahmet Kutsi Tecer’in doğduğu yer, Apçağa Köyü. Köyün girişinde müze olarak kullanılan Ahmet Kutsi Tecer Kültür Evi yer alıyor.

Aynı zamanda siyasi yaşamımızın çok tartışmalı ismi Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in babası, Adnan Menderes döneminin Demokrat Parti Erzincan Milletvekili Sadık Perinçek’in de köyü.

Bekir Taştan Evi

Apçağa Köyü’nden ilçeye giderken kayanın üzerinde bir ev görülüyor. Bekir Taştan Evi deniliyor. Kaya başında 85 basamakla çıkılan ev hayranlık uyandırıyor. Daha önce Gürcistan’in Kutaisi bölgesindeki Katskhi Pillar’a çok benziyor. Ev ilçeye tepeden bakan, kartal yuvası gibi bir kayanın üzerinde duruyor.

Daha Fazla Okuyun: “Gündüz Mezarlık Gece Gerdanlık” Zamanın Durduğu Kent Mardin

Kemaliye Gezilecek Yerler

Kemaliye Evleri

Kemaliye evleri arazi yapısına uygun olarak inşa ediliyor. Evlerin birçoğu eğimli araziye yaslanıyor. Genelde üç katlı olan Kemaliye Evleri’nin alt katları, hizmet bölümü olarak işlev görüyor. Bahçe ile bağlantılı olan burası kiler ve odunluk olarak değerlendiriliyor. Ahşap olarak yapılan diğer katlar yaşam mekanları (mutfak ve yatak odaları gibi) olarak değerlendiriliyor. Kemaliye’de evler, doğal çevre ve mimari arasındaki uyumun güzelliğini yansıtıyor.

Taş Yol

Erzincan’da, ”dünyanın en tehlikeli yolları” arasında gösterilen ve yapımı 132 yıl (1870- 2002) süren Kemaliye–Divriği arasındaki yolun tünelleri, virajları ve keskin uçurumlarıyla görenleri hem korkutuyor hem cezbediyor. Karanlık kanyon içindeki kayalıkların ilkel aletlerle kazılmasıyla yapılan yolun uzunluğu 8520 metre, bunun 4722 metresi tünel geriye kalan 3792 metresi de yarma yol. Önceleri sadece yürüyerek gidilen yol, zaman içinde araç geçişi için genişletilmiş. Bu yolu geçerken bir gözünüz dimdik gökyüzüne uzanan dağlarda bir gözünüz keskin uçurumlarda yüreğiniz ağzınıza gelecek gibi oluyor.

Karanlık Kanyon

İlçe merkezine 3 km uzaklıkta bulunan kanyon dünyanın ikinci büyük kanyonudur. Kanyonun uzunluğu 9 km’yi buluyor. Karanlık Kanyon, yer yer 400-500 metre sarp kayalık yamaçlardan oluşan bir doğa harikasıdır. Özgün coğrafi yapısı, dağ keçisi, su samuru, vaşak gibi türü tehdit altında olan yaban hayatına ev sahipliği yapan ülkemizin en görkemli kanyonlarından birisidir. Su seviyesi yeterli olursa kanyonda tekne turları yapılıyor. Ayrıca rafting, kano, jet ski gibi etkinlikler düzenleniyor.

Kemaliye Müzesi

İlçenin taş işçiliği açısından en önemli yapılarından birisinde hizmet veriyor. Müze, ilçe kültürü hakkında bilgi sunmasının yanında alt katındaki kafeteryası ile ziyaretçilere hizmet veriyor. Müze görevlisi sabah geç saatte açıp, akşam erken saatte müzeyi kapatıyor. Giderseniz müze ziyaret saatlerine özen gösterin yoksa görmeniz mümkün olmayabiliyor.

Lökhane

Kuru dut ve cevizin dövülüp macun (Lök) haline getirilmesiyle elde edilen yöresel tatlının yapıldığı ve satışa sunulduğu yer. İlçeyi ziyaret edenler, bu yöresel lezzeti tadıyor. Lök, yoğun talep görüyor.

Lök ustası Salim Çobanoğlu, lökün yapımı ile ilgili şu bilgileri verdi: “Dutu güneşte kurutup daha sonra değirmenlerde un haline getiriyoruz ve cevizle dövme makinesinde yaklaşık 2,5-3 saat dövüyoruz. İçerisinde dutun tatlılığı, cevizin de yağı var. Başka hiçbir katkı maddesi, şeker ve benzeri hiçbir şey yok. Sadece dut ve cevizden yapılıyor. Eskiler de bildiği için yoğun şekilde ilgi görüyor. İçerisinde ilave bir katkı maddesi olmadığı için, genelde tadanlar tercih ediyor. Önceleri Kemaliye’de her evde, her köyde yapılırdı fakat şimdi yapılmıyor.”

Kadıgölü

İlçe merkezinde bulunan Taşdibi ve Orta cami arasında yüzeye çıkan bir kaynak suyudur. İlçenin yaşam kaynağı olan Kadıgölü gözesi, ilçenin tüm içme suyunu karşıladığı gibi, bağ ve bahçelerin de kanallar ve arklar aracılığıyla sulanması sağlanıyor.

Şahin Tepesi

Köyün içine yukarı doğru çıktıkça Şahin Tepesi’ne ulaşılıyor. Buradan Kemaliye’nin 360 derecelik manzarası seyrediliyor. Burada bulunan yürüyüş yolunda yörenin manilerin yer aldığı Mani Yolu bulunuyor. Yöreye ait onlarca mani okunabiliyor.

Ali Demirsoy Dağa Tarih Müzesi

Kemaliyeli olan, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Demirsoy’un katkıları ile oluşturulan müze üniversitenin içinde yer alıyor. 2010 yılında başlayan ve 38 bilim insanın desteği ile oluşturulan müze (800 adet bitki türü, yüzlerce su ürünü ve 2 bin civarında böcek türü ve fil fosili ile) oldukça etkileyici görünüyor.

Kemaliye’de Ne Yenir?

Lökhane’de Lök tatlısını tadın, organik tarımın yapıldığı bahçelerde toplanan sebze ve meyvelerin tadına bakmalısınız. Dut, leblebi, pekmez, çedene (dibekte dövülmüş menengiç) kahvesi gibi lezzetlerin tadına bakılabilir.

Daha Fazla Okuyun: Gaziantep’te Ne Yenir, Nerede Yenir? Gaziantep’e Lezzetli Bir Yolculuk

Kemaliye’de Konaklama Nasıldır?

İlçede her keseye uygun konaklama (butik otel, konukevi, otel ve kamp yeri) olanağı bulunuyor.

Yazımı, yukarıda iki örneğini verdiğim ayrılık ve özlemlerin ağırlıkta olduğu Eğin manilerinden bir başkasıyla bitirelim.

“Ölür isem örtmeyesiz
yüzümi
Hasretim var,
yummam gözümi
Gabrime
bir pencere koyun ki,
Ağam geliriken
görem yüzüni”

Evleri, yaşamı, doğası, karanlık kanyonu, taş yolu ile turizmin yeni gözdesi olan Kemaliye bizi şaşırtıyor.

Fırsatını bulursanız yolunuzu Kemaliye’den geçirin.

(*) “Eğin Dedikleri Küçük Bir Şehir” türküsünden

Değerlendirme
Fırat’ın Cenneti, Erzincan’ın İncisi: Kemaliye
11.12.1963 Küçük Yapalak Köyü Elbistan, Kahramanmaraş’ta dünyaya geldi. İlkokulu Eskişehir, Ortaokulu Adana, Liseyi İstanbul’da bitirdi. Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bölümüne 1982 yılında girdi ve 1986 yılında bitirdi. 1988 yılında Sivas ve Patnos’da (Ağrı) askerlik görevini kısa dönem olarak yaptı. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sosyoloji Bölümlerinde Yüksek Lisans Bölümlerine devam etti. Ocak 1989 yılında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nda (Şimdiki adı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı) Sosyal Hizmet Uzmanı olarak Sivas, Gaziantep, Ankara, Batman, Kilis ve Aydın’da çalıştı. Gaziantep Çocuk Yuvası ve Gaziantep Yetiştirme Yurdu’nda Müdür olarak görev yaptı. Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (daha sonra SES ile birleşti.) kurucularındandır. Haziran 2014 ve Mayıs 2015 tarihleri arasında Aydın Efeler Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü olarak görev yaptı ve Mart 2016 tarihinde emekli oldu. Şiirleri Fransız Postası, Alleben, Sanat ve Hayat, Bizim Dergi, Sosyal Hizmet, Sosyal Hizmet Sen. ve Gerçek Sanat gibi yurt içi-yurt dışında ve “yersiz yurtsuz” ve “süje” İnternet dijital dergilerinde yayımlandı. Evli. 1 kız ve 1 erkek ikiz çocukları bulunmakta. Bugüne kadar; 23 ülke, 72 şehir dolaştı. Ülkemizde ise 81 ilin 70’ine gitti. Aydın Denge Gazetesi’nde gezi yazıları yayımlandı. Halen Gaziantep Sabah Gazetesi’nde haftada iki gün ve www.hadigez.com İnternet sitesinde gezi yazıları yayımlanmaktadır. Veli Yalçın’ın yayımlanmış kitapları: * Kuşlar Su İçti Dilinden (Şiir, Favori Yayınları 2017) * Gezdim Gördüm Yazdım (Gezi Notları, Favori Yayınları 2018)

Düşüncelerinizi yazın, merak ettiklerinizi sorun...

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya giriniz.