St. Nicholas Katedrali, Gazi Mağusa

Gazi Mağusa, Kuzey Kıbrıs’ın en işlek şehirlerinden biri. Şehre girdiğiniz andan itibaren bir kalabalık insanların caddelerde gezer olduğunu, büyük markaların mağazalarını görebilirsiniz. Burada yer alan üniversite dolayısıyla da gerek Türkiye gerekse Orta Doğu’dan gelen bir çok öğrenciye rastlamak mümkün. Diğer şehirlerinde olduğu gibi burada da gezilecek noktalar oldukça eskiye dayanmaktadır.

Dipkarpaz, Wiew Hotel’de sabah 08.00 sularında uyanıyoruz. Hazır olan kahvaltılarımızı terasta yapıyoruz. Kahvaltı sonrası odalarımızdan eşyalarımızı alarak ayrılıyorduk Dipkarpaz’dan. 1 saatlik yolculuk sonrası Gazi Mağusa’dayız. Burada ilk olarak St. Nicholas Katedrali (Lala Mustafa Paşa Camii) gezmeye başlıyoruz.

Gazi Mağusa Gezilecek Turistik Yerler

St. Nicholas Katedrali

St. Nicholas Katedrali, Gazi Mağusa

Lüzinyan dönemi yapılarından olan Katedral, 1298-1312 yılları arasında inşa edilmiştir. Kuzey Kıbrıs’ın en ihtişamlı gotik yapısına sahiptir. Lüzinyan kralları, önce Lefkoşa’da St. Sophia Katedrali’nde Kıbrıs kralı, sonra da Gazi Mağusa’da St. Nicholas Katedrali’nde Kudüs kralı olarak taç giyerdi. Bina 1571 yılında Osmanlılar tarafından bir minare eklenmek suretiyle camiye çevrilmiştir. Günümüzde ibadete açıktır. Katedral sonrasında Lala Mustafa Paşa Camii olarak anılmaya başlanmıştır.

Katedralin dış cephe tasarımı çok harika bir görünüm katmış yapıya gerçekten ben çok beğendim. Sol kolona 1 minare eklenerek camiye çevrilmiş. Sağ kolon orijinalliğini koruyordu.

Lüzinyan döneminde, 1298-1312 yılları arasında inşa edilen yapı, tüm Akdeniz coğrafyasının en güzel gotik yapılarındandır. Lüzinyan kralları, önce Lefkoşa’da St. Sophia Katedrali’nde Kıbrıs kralı, sonra da Gazimağusa’da St. Nicholas Katedrali’nde Kudüs kralı olarak taç giyerdi. Bina 1571 yılında Osmanlılar tarafından bir minare eklenmek suretiyle camiye çevrilmiş ve ibadete açılmış. Katedralin giriş bölümünde yer alan tarihi cümbez ağacı (Ficus Sycomorus), adadaki en yaşlı ağacıdır. Katedralin inşaatına başlandığı 1298 yılında dikilen tarihi ağaç, 15 m boyunda ve yaklaşık 5 m genişliğindedir.

Namık Kemal Zindanı ve Müzesi

Namık Kemal Müzesi, Gazi Mağusa

Katedralin karşısında Namık Kemal Zindanı ve müzesi yer almakta. Vatan yahut Silistre oyunundan dolayı dönemin yetkilileri tarafından buraya sürülmüş ve 38 ay süreyle bu zindanda tutulmuştur. Zindanın yanında, Namık Kemal’in yaşamı ve eserleri hakkında bilgiler veren bir müze de bulunmakta.

Buradaki gezimizi bitirerek Salamis Antik Kentine gidiyoruz. Bulunduğumuz yere 6 km uzaklıkta. 15 dakikalık bir yolculuktan sonra antik kente geldik.

Salamis Antik Kenti

Salamis Antik Kenti, Gazi Mağusa

Gazi Mağusa’nın kuzeyinde, Bronz Çağı’nda kurulan Salamis Antik Kenti’nin kurucusunun Tefkros olduğuna inanılmaktaymış. Salamis’teki en erken buluntular M.Ö 11. Yüzyıla dayanıyor. Kuzey Kıbrıs’taki en önemli ören yerlerinden biri olan Salamis Antik Kenti’nin büyük kısm 1952-1974 yılları arasındaki kazılarla açığa çıkarılmış. Ören yerinde görülebilecek yapı kalıntılarının tamamı Roma Dönemi’ne ait. Forum, agora ve hamam gibi yapılar bulunmakta.

Salamis Antik Kent, Gazi Mağusa

Salamis Antik Kent bir hayli büyük bir alana kurulu. Gezebilmeniz için yaklaşık 3 saati Kıbrıs’ın sıcaklarında gözden çıkarmanız gerekebilir. Giriş ücreti 3.50 Türk Lirası. Yaz ayları burada konserler veriliyor!

Daha Fazla Okuyun: Girne Gezilecek Yerler

Othello Kulesi

Othello Kulesi, Gazi Mağusa

Othello Kalesi, Lüzinyanlılar tarafından 12. Yüzyılda limanı savunmak maksadıyla kurulmuştur. Korumuş olduğu deniz kapısı ve kara kapısı ile surlar ile çevrili olan şehrin ana girişinden biri olma özelliğini taşımaktadır.

Venedik Kalesi

Lüzinyanlılar tarafından 13. Yüzyılda kurulan Venedik Sarayı, Kraliyet sarayı amacıyla kurulmuştur. Namık Kemal müzesine yakın bir konumda bulunmaktadır.

St. Barnabas Manastırı

St. Barnabas Manastırı, Gazi Mağusa

St. Barnabas, Samalis’te doğmuş Yahudi bir ailenin çocuğudur. Kudüs’te eğitim gören Barnabas, Kıbrıs’a dönerek Hristiyanlığı yaymak istemiştir. Bu olaydan ötürü vatandaşlar tarafından öldürülerek cesedi bir bataklığa saklanır. Barnabas’ın öğrencileri bu olaya şahit olarak cesedi bataklıktan alıp bir yer altı mağarasına gömerler. Gömülü olan yer özerklik kazanarak 477’de Barnabas’ın adını taşıyan bir manastır inşa edilmiş ve günümüze kadar gelmiştir.

Canbulat Müzesi

Kilis Sancak Beyi olan Canbulat Beyin, Kıbrıs’ın fethine karar verildiğinde, hazırlanan kuvvetler arasına dahil edilmesi önerilir. Lefkoşa’nın Osmanlılarca fethinde üstün yararları görüldüğünden, 1570’te Mağusa’yı kuşatan Osmanlı ordusunda, İskender Paşa ve Deniz Paşa ile birlikte yeniden görevlendirilir. Orjinal adı Arsenal tabyası olan mevkide şehit düştüğü inancıyla türbesi buradaki tabyanın altında bulunmaktadır. Zamanla yıpranan bina 1968 yılında yeniden inşa edilerek ön kısmı da bir müzeye dönüştürülmüştür. Halen müzede etnografik ve arkeolojik eserler sergilenmektedir.

Kutup Osman Türbesi

Gazi Mağusa surları dışında yer alan türbe, Halvetiye Tarikatı’nın Kıbrıs’taki kurucusu Kutup Osman Fazlullah Efendiye aittir. Mezara ait 1835 tarihli kitabe Canbulat müzesinde yer almaktadır.

Maraş Bölgesi

Maraş Bölgesi, Gazi Mağusa

Buradan ayrılarak son noktamız olan Maraş bölgesine gidiyoruz. Bölge en merak ettiğim yerlerden birisi aslında. 1974 savaşından bu yana hayalet şehir desek yeridir. O yıllardan bu güne kadar hala bir sonuç çıkmamış tarafsız bölge Maraş… Yunanca ismi Varosha’dır.

Maraş Bölgesi, Gazi Mağusa

1974 öncesi Akdeniz’in en ünlü tatil merkezlerinden biri olan Maraş, şimdilerde ise hayalet bir yer. Kıbrıs harekatı sırasında TSK tarafından ele geçirilmiştir. Şimdilerde ise tarafsız bölge olarak anılmakta. İçerisinde BM’ne ait bir bina bulunuyor.

Değerlendirme
Gazi Mağusa Gezilecek Yerler
Bir hayaldi yollarda olmak, bir hayaldi gecenin karanlığında düşleri gerçeğe dönüştürmek. Hayli uzun zaman oldu yollarda olalı. Kimi zaman Anadolu’nun sıcak bir evinde bağdaş kurup hasbihal ederken, kimi zaman tarlada, bağda veyahut bahçede buldum kendimi. Sonu olmayan bir serüven bu. Sonu olmayan bir arayış ve öze varış. En önemlisi de nedir bilir misin sevgili okur? Sonu olmayan bir eğitimdir bu; dersi, insanlara sarılmak, yardım etmek, mutlu olduklarında tebessümlerinden bir tutam almak ve hikâyelere konu etmek olan… Anadolu’dan İran’a, İran’dan Bekaa’ya, El-Aksa’ya, Hindistan’ın metruk sokaklarına, Kafkaslardan kanatlanıp Mısır’a süzülmek gibi pek tabii Afrika’nın ücra yerlerine inmekte öyle güzeldir ki… Yeryüzünün mert insanlarını arıyorum, ararken karşılaştığım çocuklarla oynuyorum, anaları güldürmeye muktedir olmaya çalışıyorum. Yürüyorum işte yollardan hikâyeler toplamak için. Uzaklardan bir selam işitmek, demli bir çayın etrafına üşüşmek ve koca yürekli insanların arasında hiçliğimi hissetmek için. Gönlü güzel, yüreği temiz insanları arıyorum. Sarılmak istiyorum onlara, mutluluğu paylaşırken kendilerine, biriken sevinçlerimi de çantamdan çıkarıp mutsuzlarla paylaşmak istiyorum. Merhaba sevgili okur, ben Fatih Kibar. Yollardan hikâyeler toplar, topladığım hikâyeleri gecenin karanlığında loş bir ışıkta yazıya dökerim. Yüreğinde merhamet barındıran tüm dostlar var olsun, çoğalsın, yayılsın yeryüzünde… Merhamet yüce bir değerdir. Onurlu ve merhametli tüm dostlara selam olsun.

Düşüncelerinizi yazın, merak ettiklerinizi sorun...

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya giriniz.